21 Kasım 2017 Salı

Manolyam



 -hâlâ âşık olabilenlere-

 
güçlüyüm, ihtiyarların dilinde kalan türkünün
sılayı sızlatan sazın
şehirleri göğe taşıyan akın akın ruhların
ve antika bir gürzün anıları kadar
öyle kan revan…

kanlı sahneler birikmiş gözümde
hülyalı akşamlar arayan manolyam
savaş uçakları evirip çeviriyor bizi
bir kurşun dolaşıyor dünyayı uçtan uca
kalbi sürülmede diyar diyar insanın
aşk günahı bekleme benden

ölümden besleniyor toprak, günahtan gök
utanca doğuyor güneş, kedere batıyor
anâsır-ı erbaa şimdi güç, para, seks ve cinayet
maya tutmaz, batık gemide meşk olmuyor
her yer bir umarsız şarkı şimdi
manolyam
içimde külleri yarınların
“ah! bahçeler baştanbaşa eylül”

güçlüyüm, yüzündeki kan izi kadar bir çocuğun
cehennem marşında dünya, karakutusu kayıp
ellerimde ne çiçek, ne bir can, ne de hüzün
bitimsiz bir çöldeyim manolyam
toprağı pamuk şekeri gibi karıştıran
babaların utancı kadar
öyle yola revan…

(Temmuz Dergisi, 7. sayı, Şubat 2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder