indiğinden beri insan
dünya içimde yalnız bir Âdem
yürüdükçe her ayak, bir dünya
alnımda çizgi çizgi akar
bir kez kandık ya güneşe
her umut bir kuş
her yanılgı bir ağaç
sakla sırrını kırlangıçların
nasıl ilmek ilmek yuvalanır
bilmesinler nedir çeyizi kuşların
içine içine ağla
sarıl gövdesine asırların
kuşlar hep mülteci
içim zaman zaman ensar
ellerimi açsam kim ne diye konar
küflü damlar akar gözümden
içim hep kapı duvar
ensemde benden bir düşman
kendi ateşini boğar bir duman
annem görse saçlarımı
gözlerine ak iner
içimi bir ellese
dallarımdan tomurcuk düşer.
(İstanbul Bir Nokta, 173. sayı, Haziran 2016)
