25 Kasım 2017 Cumartesi

Biz değişmedik arkadaş!



Biz değişmedik arkadaş! Onlar değişti…

Değiştiler efendim, çok değiştiler. Dönüştüler. Nereye, hangi yöne, niçin bilinmez. Ama gerçekten değiştiler. Zevklerimiz, hayallerimiz, dertlerimiz değişti. Hedeflerimiz, ideallerimiz, yöntemlerimiz dönüştü. Niyetlerimiz, amellerimiz ve korkarım ibadetlerimiz bile değişti.
Hoşgörümüz, sabrımız ve dahi kırmızıçizgilerimiz değişti. Algımız, fikrimiz ve anlayışımız şekil değiştirdi. Görgümüz, ahlâkımız ve eyvah ki inancımız değişti!
Yaşama biçimimiz, kimliğimiz, karakterimiz değişti! Yahu değişti işte, baştan aşağı “biz” değişiverdi!
Dilimiz, sanatımız, edebiyatımız değişti. Sözlerimiz, şarkılarımız, nağmelerimiz… Şiirimiz, hikâyemiz değişti; dramlarımız, dramalarımız başkalaştı.
Sahnemiz, ekranımız, vizyonumuz değişti. Ustamız, üstadımız, modelimiz dönüştü işte. Kuklalara, butafor heykellere dönüştü rol modellerimiz, kimsesizleştik. 

Sakalımız değişti, başörtümüz, tesettürümüz, hayâmız, edebimiz… Haramımız, helalimiz, mahremimiz… Kadınımız, erkeğimiz değişti, büyüğümüz, küçüğümüz. Küçük yuvalarımız, akordeon rezidanslara dönüştü. Sınırlarımız daraldı, perdelerimiz indi, evlerimiz değişti.
Taşlı tozlu, ama temiz patikalar, parıltılı ana yollara dönüştü. Yatsıda secde yerini aydınlatan ışıklar yönünü değiştirdi. Gözlerimiz pencereden dışarı karanlığa çevrildi. Yolumuz, yordamımız, gözümüz, gördüğümüz değişti.
Neredeyse bildiğimiz her doğru değişti. “Bizce”, “bizde”, “bize göre” gitti, “bence” yerleşti dilimize, gönlümüze, zevkimize. Ölçülerimiz değişti, standartlarımız, mihengimiz! 

Atamız değişti, beyimiz, efendimiz. Âdetimiz, örfümüz, geleneğimiz eski sandıklara gömüldü.
Yüzümüz değişti efendim, gözlerimiz, bakışlarımız. Yönümüz, baktıklarımız…
Ellerimiz değişti, tuttuklarımız, tutunduklarımız, uzandıklarımız.
Kulaklarımız, dinlediklerimiz, duyduklarımız değişti. Umursadıklarımız, önemsediklerimiz.
Benliğimize çok şey unutturdular; unutmayı sevdi, kabullendi, keyiflendi, heveslendi.
Okuduklarımız, yazdıklarımız değişti, gözümüz, kalemimiz delirdi! Nefsimiz delice sevindi!
Faziletlerimiz, erdemlerimiz gitti, benliğimiz oduna dönüşüverdi.
Davamız, cihadımız değişti. Beynimizi, ruhumuzu kemiren çileler çoktan çekip gitti. Ruhumuz çileden çıktı ve zıvanadan çıktı nefsimiz!

Her şey değişti, ama her şey. Ahlâk değişti, dava değişti, kıble, mihrap, kitap değişti…
Cebimiz değişti, paramız değişti. Vakfımız, derneğimiz dönüştü.
Şeytan ile nefis bile değişti. Ee ruh durur mu, o da değişti!
Fakat biz değişmedik arkadaş! Zaman değişti, şartlar değişti, dünya değişti, ama heyhat biz değişmedik!

Biz değişmedik arkadaş!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder