13 Temmuz 2018 Cuma

Benden Başka Hepsi Güzel


hani yazıyorsunuz ya tumturaklı
cümle hayran olmuyor değil
dili yeniden inşa ediyorsunuz ya
barok binalar aşk ortasına
yüzümü tutuyor koca bir şehir
yaradılışı hatıra kalan
bir ben daha düşüyor kapımıza
bu gri sessizlikte

her şey beni unutun diye hâlbuki
çiçeğin solması, suyun akışı, akşam oluşlar
kovalıyor kâinat kendi kendini
gün hep doğmakta, dün ölsün diye
kayan yıldızlar perdeleri yırtıyor
yırtınıyor arş, beni aşın beni aşın!
kimse girmez benden içeri
benden başka hepsi güzel

kıskacındayım inanmanın, avucunda yanmanın
tatlı bir acı hep omuzlarımda
ortasındayım sonuna kadar yaratmanın
benimle aramızda
bir Allah, bir de ben varım

atılmış kelebekler gibiyim dünya denen avluda
seccademin ucunda batıyor Nuh’un gemisi
ruhum acıyla çevrili bir muhabbet adasında
aşk dedim, ne anladı münadi
gidiyorum, ben kalıyor orta yerde

her saat Seni vurur, her zerre döner Seni
daracık sokaklar, kurşun kalem sesi, çırpınışları kanatların
sensizlik vehmi nasıl dile gelir
varlık da Sen, yokluk da Sen!
Sen al beni benden
ben, bir tek Sana yakışır

yıldızlar buradan ne kadar da küçük, buralar oradan
şükür ki kalp hepsinden büyük, sığıyor Yaratan.

(Beşinci Mevsim Dergisi , 1. Sayıda , Mart 2018.)

Ekmek Su Kitap ve Kütüphane

Okuma alışkanlığı, en büyük eksiklerimizden biri. Türk insanının okumayla başı hoş değil. Kitap, gazete, dergi vs. bilgi ve kültür taşıyıcısı entelektüel ürünlere yaşamında gereği kadar yer vermiyor ülke insanı.

Bir cümleyle, her şeye yer var da milletimizin yaşamında; okumaya, kitaba, bilgiye yer yok. Oysa modern, gelişmiş vs. sıfatlarla anarak peşinden koştuğumuz dünyada bambaşka bir tablo var bu bağlamda.

Kütüphanecilik biliminin teorisyenlerinden Jesse Shera, bireylerin geleneksel ihtiyaçları olarak bilinen “hava”, “su”, “yiyecek” ve “barınma”nın yanına, beşinci olarak “bilgi”yi, hem de kırk yıl önce eklemişken, bugün bile bu noktada durumumuz iç açıcı değil.

Ne kadim bilgi kaynağı kitapla ilişkilerimiz bağlamında, ne de bilgi kaynaklarının hizmete sunulduğu kütüphanelere değer verme noktasında yüksek sesle olumlu ifadeler dile
getirebiliyoruz.

Yıllık olarak yayımlanan kitap sayılarından okuma alışkanlığı oranlarına, okul kütüphanelerinden halk kütüphanelerine kadar geniş bir yelpazede küçük bir karşılaştırma yapmak, bu konularda gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkın ne denli büyük olduğunu gözler
önüne sermeye yetiyor.

Kısacası, Shera’nın beşinci sırada temel gereksinim olarak saydığı “bilgi”nin hatırı sayılmadığı gibi; kitap ve kütüphane de, ekmek ve su gibi aziz bulunmuyor ülkemizde.

Kitabı temin etmek için : 


Ekmek Su Kitap ve Kütüphane / Erol Yılmaz / HARF EĞİTİM YAYINCILIĞI